Muhteşem Birşey Olabilirdi Ulus-Devlet

Bu yazıda Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanı olmadığımı ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hakim ideolojisi olan “Türk Malı Ulus-Devlet” fikrinin neden karşısında olduğumu anlatmaya çalışacağım.

Çok acaip birşey olarak yaşayabilirdik aslında biz bu topraklarda Ulus-Devlet’i. Türkseverlerin “sözde aydınlar-maskeli demokratlar” diye tanımladığı insanların tırnaklarının çıkmasına ve her taraflarının kaşınmaya başlamasına neden olan bu kavram, bu topraklarda milliyetçiler tarafından tekele alınıp böylesine tecavüze uğratılmamış olsaydı gerçekten de çok şanslı bir coğrafya haline getirmiş olabilirdik buraları.

Olmadı. Yapmadınız. Ulus – Devleti kültürel birikimlerimizin etrafında da gayet inşa edebilirdiniz. Çünkü illa bir ırka körü körüne angaje ederek de yönetilmeyebiliyor Ulus-Devletler. Hiç demeyin öyle “O zaman Kurtuluş Savaşını kazanamazdık” falan diye. Sırf Türk soyumuzla bir olup savaşmadık biz bir defa oralarda. Hiç öyle sizin sandığınız gibi Kürtler de kendilerini Türk hissedip Ne Mutlu Türk’üm diye bağıra bağıra o savaşlara katılmadılar. Biz hep birlikte savaştık çünkü yabancılar geldi bu topraklara. O özünüzü ve burnunuzu kıvırarak çöpe attığınız caanım Ortadoğu kültürümüze yabancı olan düşmanlar gelip faydalanmak istediler buralardan. O savaşta insanlar sizin anlı şanlı Türk’ünüzün namusunu değil asıl bu toprakları temiz tutmak için savaştılar. Ve evet, emperyalizm dışarda tutuldu bu savaş sayesinde. O iğrenç pazar ve pazarlıkların dışında tutulduk o verilen şanlı mücadele sayesinde. Siz onu bile Türk kırmızınıza (kan da değil) boyayıp çocuklarımıza herşeyi yine kendi istediğiniz gibi öğretmeye kalktınız. Kendi çocukluğumu düşünüyorum bu durumlarda. Yazık ulan bana. Minicik bebeydim. Anam babam neredeyse hiçkimse uyanmamış sizin bu hallerinize daha o yıllarda. Hiç düşünmediniz ki ben size emanetim bir kere o okul sıralarında. Kutsalım ulan ben. Yıkadınız çırılçıplak, en çocuk ve en iyi beynimi. İdeolojikleştirdiğiniz insaniyetinizle yıkadınız. Hastalandırdınız beni ve milyonlarca çırılçıplak kardeşimi.

Siz bu coğrafyada yaşayan insanlara Kurtuluş Savaşı’mızı kazandıktan sonra ihanet ettiniz. Kurtarmadınız kendinizden başka hiç kimseyi. Topraklarında kültürüne yabancı istemeyen insanları, savaş bittikten sonra bu topraklarda yabancı haline getirdiniz. İtilaf devletlerinin en dansözü, ve hatta “sizin tabirinizle” en Rum’u, En Ermeni’si, En Yunan’ı oldunuz. Avrupa Ulus-Devletlerinin bu topraklarda yapmak istediği sömürüyü onları kovduktan sonra bizzat siz yaptınız. İşte sırf bu yüzden, bu coğrafya belki de en büyük hatayı o tarihlerde size karşı yeni bir Kurtuluş Savaşı başlat(a)mamakla yaptı ve Türk emperyalizmine boyun eğdi. Hiç öyle emperyalizme karşı kazanılmış büyük savaş ayaklarına yatmayın bu yüzden. Zira kusmuk geldi artık bu kurnazlıklarınızdan.

İşin en boktan tarafı da Kurtuluş Savaşından sonra yapmış olduğunuz yamuğu daha da eğip bükerek, daha da yamultarak bugünlere kadar geldiniz. İnsanları öyle kirli bir şekilde eğittiniz ki, bugünkü savcılarınız bile, o dönemki Gazi Paşa’yı Kürtlerle ilgili yapmış olduğu öneriler nedeniyle 301′den yargılayabilecek bir zihinsel iklimde buldular kendilerini (Atatürk öyle şeyler yapmadı homurtusunu kes). Rahatlamadınız bir türlü. Razıydı oysa herkes Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türk Bayrağı’na ve İstiklal Marşı’na. Güzel simgeler olarak kalabilirdi bu kavramların hepsi. Yaslanmadınız ama bir türlü arkanıza. İnşa ettiğiniz Ulus-Devlet, yıllar geçtikçe kültürel bir birliktelik eksenine doğru kayacağına, çoğunluğun sahip olduğu milli kimliğin eksenine doğru daha fazla kaydı ve daha da kötüsü saplandı oraya. İlginçtir, bir de Tayyip Ortadoğu’ya iki kuyruk salladı diye eksen kayması yaşıyoruz diyorsunuz. Etmeyin. Yapmayın. Yıllar içinde nerelere doğru kaymış olan eksenimize hergün ama hergün ağlayın onun yerine.

Evet diyorum ya, bu toprakların hakim kültürü altında bir ulus-devlet kurulmasına izin verseydiniz evet çok acaip mucizeler yaratabilirdik hep birlikte. Defettiğiniz Süryani’si, Rum’u, Yahudi’si ve yok ettiğiniz Ermeni’si, Kürtü’yle. Mesela bugün “Yaaav, karışıklık çıkar şimdi bizim resmi dilimiz Türkçe yaav. Ne anadili ne eğitim hakkı. Devlet dairesinde anlaşamayız o zaman.. Zaten isteyen her Kürt, Başbakan bile olabiliyor” diyorsunuz ya.. Ne bileyim siz olmasaydınız (seng de olmazdınggg o zamangg homurtusunu kes) ben bugün belki 5 dil falan konuşabilecektim bu topraklarda büyümüş biri olarak. Benim Rumca bilme ihtimalim vardı mesela düşünebiliyor musun bunu? Veya ben Kürtçe bilecek ve gidip Diyarbakır’da toplantılara falan katılacak ve belki iyi Kürtçe konuşarak bağladığım işlerle sükse bile yapacaktım sosyal çevremde anasını satayım. Kürt kardeşim hiç oflayıp sıkılmadan Türkçe’sini de öğrenecekti. Sen tecavüz ettin işte oğlum bütün bu algılara-kavrayışlara. Bu toprakları millileştirme sevdan yüzünden mahrum ettin beni ve sevdiğim herkesi bu kültürel çeşitliliklerden. Sen bilmedin mesela İsviçre’nin 4 tane resmi dili olduğunu ve bunun 4.sünün İsviçre’de yaşayan 7 bin kişilik bir azınlık tarafından konuşulan Romanşça olduğunu (Ama onların nüfusu az homurtusunu kes. Hindistan derim kötü olursun). Sen kafa yormadın hiç mesela birden fazla resmi dili olan ülkelerde bu işlerin nasıl yürüdüğüne. Birden fazla resmi dili olan ülkelerin vatandaşlarının doğuştan torpilli hale geldiklerini bilmedin-atladın. Daha ilk kuruluş yıllarından başlayarak kültürel birikimlerinin sana verdiği emirleri dinleyip eğitim politikalarını bu çok kültürlülük üzerine inşa etmedin. Çok boktan birşey yaptın sen Ulus-Devlet’i.. Çok kötü yaptın..

Peki herşeye tamam. Hala mı aklın başına gelmiyor? Hala mı inatla “E canım ne olacak o da rahatsız olmayıversin Ne mutlu Türk’üm diyene dememizden” diyosun? Ve bir de üstüne üstlük şimdi kalkmış bu kadar yılın sömürüsü, kültürel tecavüzü, kendinde ve ötekilerde “bizzat sebep olduğun can kayıplarının” utancı ve başı öne eğikliği yetmiyormuşçasına, bütün çirkefliğinle “Ben de Türküm, ben de Türk açılımı istiyorum. Şimdi de benim haklarım yeniyor” diyorsun. Bir otur vre… Bir durul… Ölme-öldürme artık be.

Bak sana anlatayım ne olacağını. Bazı hakların elinden alınacak senin evet. Mesela, bu toprakların sadece senin olduğu ön kabulüyle anayasana “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi dili Türkçe’dir” yazamayacaksın. Onu bi çiz. Sonra yine aslansın kaplansın diye yine anayasana “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türk’tür” de yazamayacaksın. Bu hakkı da alacağız senin elinden. O da gitti. Fakat unutma ki bu, seni haksızlığa uğratmak için değil diğer kardeşlerinle artık seni aynı hizaya getirmek için yapılacak. Sen bundan rahatsızlık değil gurur duyacaksın. Bunu insanlığın gereği sıkıntıyla geri çevirmeyecek ve gönüllü bir şekilde seve seve kabul edeceksin. Sen öncülük edeceksin hatta bunun yapılmasına “Artık ben bi çay koyayım yeter uğraştığım yea” diyerek. Nasıl? Kötü oluyo di mi böyle otoriter konuşunca dinlemek? Dinleyeceksin…

Ha kabul etmiyor musun bunu? Yok mu öyle yağma? O zaman ölmeye ve öldürmeye devam edeceksin. Taa ki yontulup hücrelerinde demokrasi enzimleri üretmeye başlayana (buna demokrasiyi kültürel bir şekilde benimseme de diyebiliriz) ve normlarının anormalliğini farkedene kadar. O da mı olmadı? O zaman bu organizma bu şekilde yaşamaya daha fazla devam etmeyecek ve parçalanacak. Unutma, bütün bunlar sadece senin değişip değişmemene bağlı olacak. Çünkü burayı sadece sen yönetiyorsun.

Kitlesel uyanmalar dileğiyle…

Nasıl bir Türkiye istiyorum köşesi: Dindarların eşcinsel haklarını savunduğu, Alevilerin üniversitede türbana özgürlük diye bağırdığı, Türkler’in mecliste PKK istediği ve Kürtler’in dağda PKK istemediği bir Türkiye istiyorum.

This entry was posted in Siyaset and tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , . Bookmark the permalink.

One Response to Muhteşem Birşey Olabilirdi Ulus-Devlet

  1. Tevfik REYHAN says:

    Ulus-Devletimizi en zayıf yerinden yakalayıp vurmuşsun.
    Kendi Kültürümüze ait Lazca şarkıları da zevkle dinliyoruz ama hiç birşey anlamıyoruz.
    Ellerine, Kalemine , aklına sağlık.
    Yazı çok güzel ve mantık dolu olmuş.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>